15 Nisan 2013 Pazartesi

Sor bana pişman mıyım? EVET.

Pişman mıyım? Evet! 
Geçenlerde nerdeyse 1.5 yıllık ilişkim bitti. Bu yüzden pişman değilim tabi ki hatta hayatımın en doğru kararıymış bile diyebiliriz. Çevremdeki herkes çocuğa karşıydı belki de bu yüzden bu kadar uzun sürdü.Arkadaşların istemediği tip gözünde büyüdükçe büyüdü. Benim gibi her şeyden sıkılan biri nasıl devam ettirdi orası ayrı bi muallak zaten. 

Ailem de olayı bildiği için ilk başta anneme söyledim ayrıldığımızı. Yalan atma barışırsınız dedi. Hayır bu kez farklı dedim he he dedi. Babama söyledim gidip bi fakire sadaka verelim diyerek ibretlik yorum getirdi olaya. Baktım neden diye sormuyolar içimi dökemiyorum meşhur arkadaş çevreme başvurdum. Onların tepkileri daha da ibretlikti. 

-ayrıldık.
+barışırsınız tekrardan. He ama barışmazsan rihanna bileti ayarlarım.

-ayrıldık
+Ahhahahahahahah harbi mi lan 
-evet niye gülüyorsun?
+iddaaya girmiştik ırmakla tuttu çok sevindim

-ayrıldık
+üzgün müsün? 
-evet. 
+tipe bak amk sen üzülür müsün kızım ya :D kendin inanıyo musun buna :D 

Tepkiler bu ve bunun benzeriydi kimse neden? Diye sormadı, teselli etme girişiminde bulunmadı. O kadar inanmıyorlardı ki üzülebileceğime. Her ne kadar her şeyi tiye alan bir tip olsam da benim de bir kalbim vardı o ilişki de babamın hayrına devam etmemişti sevmiştim ve ufak da olsa bi burukluk vardı. Sağ olsun arkadaşlarım üzülemeyeceğime o kadar inandırdılar ki istesem de üzülemez hale geldim. 

Tabii ki kendim normal olmadığım gibi arkadaş çevrem de normal değil. Gören izdivaç ekibi sanır. Her hafta birinin resmini atıyolar whatsapptan yahu istemiyorum iyiyim böyle diyorum nuh diyolar peygamber demiyolar. Çünkü benim yalnız olmam demek etrafımdaki herkesi sevgilisinden ayırmam demek acil başımı bağlamaları gerektiğini düşündüler. Bu ısrarlardan en fazla 4 hafta kaçabildim, 4 hafta sonunda damla okuldan bi arkadaşını bizimkileri organize etmiş taksimde yemeğe gidicez diye. Taksime zaten hayır diyemem arkadaş grubuma asla. 

Çaktırmasam da üzülmüş durumdaydım başta damla olmak üzere herkes farkındaydı. Yeni biriyle tanıştırmak falan bahaneydi zaman geçsin eğleniyim kafa dağıtıyım diyeydi her şey. Başta kendim olmak üzere çevremdeki herkes biliyordu ki 1.5 yıllık ilişkinin üstünden henüz 1 ay geçmişken yeni bir ilişkiye brad pittle dahi olsa başlamazdım. Brad pitt olsa tabii ki başlardım orası ayrı orayı karıştırmayalım. Binbir tembihle taksime vardık. Çocukla dalga geçmeyecektim ortamı sulandırmayacaktım kalbini kırmayacaktım. Zaten asabi bi tipmiş gerginlik çıkmasınmış. Çocuğu yok sayacağım için he he dedim geçtim. 

Kızılkayalarda buluştuk keyfim baya yerindeydi, espiriler havada uçuşuyo o kadar güldük ki garson bile bizimle gülmeye başladı. Paşazademizi bekledik sipariş vermek için burdan anlamıştım bi aksilik çıkacağını.Sonra bu beyfendi geldi aman sanki paşa çocuğu. Bir ciddi bir ciddi. Gülüyorum diye cebinden silahı çıkartıp kafama sıkması an meselesi sanki. Herkes bunu tanıyo bi ben tanımıyorum. neyse tanıştık falan bi yandan da gizli grubumuzdan konuşuyoruz ben bu çocuğu güldürürüm diye iddaya girdik. 

Tam iddaa aşkıyla yanıp tutuşuyorum garson geldi, ne istediğimizi sordu falan. Siz ne alırsınız hanfendi? Diye sordu.Tam cevap vericekken bu angus senin muhattabın hanfendi değil benim dedi. Bak bak gavata bak. O kadar çok sinirlendim ki, bir sen kimsin ki beni 5 dakika içinde sahipleniyorsun iki sen kimsin ki çalışan birinin gurunu kırıyorsun rencide ediyosun? Çok mu zenginsin? Zengin olsan bile başkasını küçük düşürme hakkını sana kim veriyo? Üçüncüsü SEN KİMSİN LAN?

Garson başta olmak üzere hepimiz bu atarın üstüne bi donduk kaldık. Benim muhattabımda sen değilsin diyip kalkıcaktım o masadan. Tam benim muhat.. Dedim bacağıma tekme yedim damla tarafından. Kız haklı bu manyağa atar yapsak kalaşnikoflarla dalar bize. Ah o lafı orda benim sevgilim söyleyecekti. İpe ipe özür diletirdim garsondan ama yemedi tabi bi şey demek. Zaten keyfimiz kaçtı epey ben bozulduğumu baya belli ettim. Bana sonradan söylediler çocuğun 1 yıllık sevgilisi araba kazasında ölmüş. O yüzden böyleymiş bu. Normali bulmaz ki zaten beni

NOT: benim muhattabım sen değilsin diyip masadan kalkmadığım için ÇOK pişmanım. 

8 Nisan 2013 Pazartesi

İstanbulun gerçeği METROBÜS

Arkadaş çevremde sürekli gülmem güldürmem ve sıkılganlığımla bilinen biriyim. Her şeyden o kadar çabuk sıkılıyorum ki, 3 ayda bir bi anneme taşınıyorum bi babama. O derece aynı ortama tahammülüm yok.

Deneme sınavının ortasında offff ben çok sıkıldım full çeksem nolucak zaten diyip çıkan biriyim neticede. Hayatımın hangi döneminde oldu da bu kadar vurdumduymaz biri oldum bilmiyorum ama Allahın bana verdiği en güzel özelliklerden bi tanesi bence. 
İstanbulda yaşayanlar bilir iki yaka iki farklı şehir gibidir, avrupada yaşamış olan biri anadolu kırşehir gibi gelir. Aynen bana da öyle oldu. Anneme kafam bozuldu babama taşınmaya karar verdim. Annemin değil ama babamın bana karşı aşırı zaafı var ve kabul ediyorum ki hep beni şımartan taraf oydu. Biraz da buna güvenerek terk ettim annemi. Tabi yine beynimin çalışmadığı zaman zarfıydı. Babam ataşehirde oturuyo benim okulum ataköyde. Her gün 3 saat yol demekti bu, başlarda yaparım yeaaa nolucak modundayım. Kimse de çıkıp demedi ki selin annem sen hayatında hiç metrobüse mi bindin? 

Babama kalsa her gün okula o bırakıcak arabayla ama neticede arabayla da ışınlanmıyorduk trafik gerçeği vardı bu şehirde. Hem adamı işinden edip dilenmektense metrobüsle gidicektim mecbur. Git gide alıştım ama bela çeken bi tip olduğum için metrobüsteki sükunetimi de çok uzun sürdüremedim.

Metrobüsten inip otobüse binmişim, ızdırabını sevdiğimin şehrinde yine çamur yağıyo otobüs hınca hınç dolu insanlar bana değdikçe ben geriliyorum gerildikçe daralıyorum daraldıkça nefes alamıyorum. Her an avaz avaz bağırıp yeter lan demem an meselesi olduğu anlardan bi tanesinde otobüste daralan tek ben değilmişim onu anladım. Bi tane kadıncağız otobüsün doluluğuna dayanamadı bayıldı. Benim haricimde herkes umursadı. Napıyım istesem de umursayamıyorum.

Getirdiler kadını koltuğa uzandırdılar. Başında da bitane adam var tipini siktiğim. Herkese emirler yağdırıyo anası bayılsa o kadar sorun etmez. Tüm otobüs emirlerden nasibini aldı tabii ki bende. Kadının bacaklarını tutma görevini bana verdi sağ olsun. Bu görevi bana lütfetti. Zaten sinirlerim aşırı gergin bide bu herif bik bik ötüyo. Neymiş efendim yanlış tutuyomuşum ayaklarını. Lan keltoş ayak lan bu nasıl tutulur ayak tutma stili mi var? Bu adam bana bağırınca bende sinirler koptu tabi. Ulan bana babam bağırmaya kıyamıyo sen kimsin ki bağırıyosun angut? Düşüncesiyle atarımı koydum ortaya. 
Ayak fetişi olmadığım için nasıl tutulduğuna dair ders almadım beyfendi üzgünüm dedim. Bu daha da çok bağırmaya başladı ben iyice koptum. Mesela ben ikili ilişkilerde de böyleyim bana bağırılırsa hiç dayanamıyorum babam bana bağırmıyo elin piçi bağıracak oldu canım başka? 
Adam bana bağırınca ben öyle bi bağırdım ki şöför otobüsü durdurdu. Yüzyılın olayını çıkardım otobüste. Ailesinin... Diye başlayan bi cümle kurdu adam ordan sonrasını hatırlamıyorum zaten. Senin gibilerin yetiştirdiği özgüvensiz kızları her gün televizyonda görüyoruz dedim sonrasında sinirden babamı aradım. 

Baktım otobüs ikiye bölünmüş durumda yarısı adamı tutuyo yarısı beni. Babam her an onların gazına gelip diğer tarafa geçebilirdi bu riski göze alamazdım. Sesimi inceltetek babama burdaki adam benim çok üstüme geldi bana çok bağırdı dedim. Canına yandığım hiç dayanamaz üzülmeme. Hemen geldi adama iki çift laf etti tüm otobüs beni desteklemeye başladı. Arabada giderken baktım beni azarlama moduna geçecek hemen duygusala bağladım. Yine dayanamadı sağ olsun. Hatta o kadar dayanamadı ki bu yakada istediğim okula kayıdımı aldırabileceğini istersem taşınmayı düşüneceğini söyledi. 

Aileden gelen rahatlığım yüzünden hiçbir ilişkimde dikiş tutturamıyorum belki ama babasının karşısında kem küm eden kızlardan olacağıma böylesi çok daha toz pembe. Babasından sevgi görmediği ilgi görmediği şımartılmadığı için her dokunduğu erkeğe aşık olan kızlardan olmaktansa bağlanamamak odun olmak çok çok daha iyi. Masumiyet evrensel, bir kadın göz yaşının her şeyi çözdüğünü anladığı noktada en tehlikeli silahtır bence. (NOT: Otobüste o bağıran adam benden defalarca özür diledi, böyle dize getirirler adamı cicim)